Çakraz isminin neyi çağrıştırdığı bilinmiyor. Fakat Çakraz dallardaki yeşili, göğün engin maviliğini, denizin uçsuz bucaksız güzelliğini, dağların denize değmesini hissetmedir. Ya da Çakraz İnce Mehmed romanını İsfendiyar Dağlarının denize değen eteklerinde yazabilmektir. Evet Çakraz sıra dağlar, sıra tepeler, minyatür bir ova, deniz ve gökyüzü demektir. Köyüstü, Topallar, Bozköy ve Düz İlit Tepeleri otantik dokunun baki noktalarını oluşturur. Tepelerin ve arazinin yarısı kızıl, diğer yarısı da kahve rengini sunar. Dokuz köy bir benek misali ovada, bayırda, tepelerde konuşlanmış ve gizemlerle doludur. Kızılca Yokuş çamurlarının inatçılığını, oradan geçenler bilir. O inatçı çamurlar “Çakraz çökelez arabası göveles” söylemini üretmiştir. Karadeniz’e gelenler çok iyi bilirler ki, kıyılardaki kumsallar kendilerini gizlerler. Arabaların geçtiği yollardan görünmezler. Ama aşağılara yürünürse önce evlerin damlarındaki kırmızı kiremitler ve sonrada kumsallar ortaya çıkar. Aynı Çakraz ve Delikli Şile kumsallarında olduğu gibi. Kaynak: Yeşil Çakraz

















































