cakraz-bartin.jpg

Çakraz isminin neyi çağrıştırdığı bilinmiyor. Fakat Çakraz dallardaki yeşili, göğün engin maviliğini, denizin uçsuz bucaksız güzelliğini, dağların denize değmesini hissetmedir. Ya da Çakraz İnce Mehmed romanını İsfendiyar Dağlarının denize değen eteklerinde yazabilmektir. Evet Çakraz sıra dağlar, sıra tepeler, minyatür bir ova, deniz ve gökyüzü demektir. Köyüstü, Topallar, Bozköy ve Düz İlit Tepeleri otantik dokunun baki noktalarını oluşturur. Tepelerin ve arazinin yarısı kızıl, diğer yarısı da kahve rengini sunar. Dokuz köy bir benek misali ovada, bayırda, tepelerde konuşlanmış ve gizemlerle doludur. Kızılca Yokuş çamurlarının inatçılığını, oradan geçenler bilir. O inatçı çamurlar “Çakraz çökelez arabası göveles” söylemini üretmiştir. Karadeniz’e gelenler çok iyi bilirler ki, kıyılardaki kumsallar kendilerini gizlerler. Arabaların geçtiği yollardan görünmezler. Ama aşağılara yürünürse önce evlerin damlarındaki kırmızı kiremitler ve sonrada kumsallar ortaya çıkar. Aynı Çakraz ve Delikli Şile kumsallarında olduğu gibi. Kaynak: Yeşil Çakraz



Hele Çakraz plajı bütün sıcaklığıyla bedenleri sarmak ister. 1960 yılından bu yana İsveçli, Finlandiyalı, Belçikalıları sardığı gibi. Aynı plaj Osmanlılardan 20. yy.ın ilk yarısına kadar sürtme sandalların, çektirmelerin ve salapuryaların imal yeriydi. Mitolojideki yunusların, sebebiyet verdiği yıldızın ismiyle de zaman zaman anılmıştır. Yani Şimal Yıldızı. Şimal Yıldızı’ndaki Karadeniz kara değil, ya mavi, ya yeşil yada turkuvaz renklidir. Kara kısmı ak ve kahverengine bürünmüş. Bazı kısımlarına yeşille sürme çekilmiş. Erik, elma ve armut çiçekleri bembeyaz bir gelinlik gibi ağaçlarını örter. Serçe, çekirge ve Ağustos böceği sesleri ortalığı doldurur. Bülbüller en güzel şarkılarını sanki Çakraz için söylerler. Anlatılanlar yaza ait görüntüler. Ya sonbahar! Hem şölen, hem de hüzün sunar. Sabahları ay, sararmış ağaçlara. Selam vererek gökyüzüne çekilir. Sular üzerinde hep yaprak taşır. Su için yaprak bir yük değil, yitirilen bir dosttur.


Grup vaktini ise söylemek gerçekten zor. İlk önce Bozköy’ün koyu gölgesi Şeyhlere ve Ovaya düşer. Göğün maviliği, turkuvaz suların rengi usulca sarıya çalar. Güneş adeta kızıl bir top olur. Delikli Şile ve Ali Obası ağır ağır hüzne boğulur.

Başka bir romantik görünüm ise yağmur ve sistir. Sis kış ve baharların esrarlı tezahürüdür. Beyaz bir tül gibi denizden gelir ve ovayı örter. Bakı noktaları o sisin üzerine abanarak göğe yükselirler. Bu manzaralar görenlere hep tiryakilik vermiştir. Onun için Çakraz, 1960 yılından bu tarafa Karadeniz’in küçük bir turizm köşesidir. Kaynak: Yeşil Çakraz